4 Mart 2015 Çarşamba

Film: Pek yakında

Türkiye'de yaşayıp da Cem Yılmaz'ın filmlerini izlemeyen/merak etmeyen yoktur. Gora, Arog, Yahşi batı hepsi harika harika olmasına da son filmi olan "Pek yakında" ile beni bir hayli üzdüğünü söylemeden edemeyeceğim. Filmin konusu orta seviyede yer alıyor ancak sorun bu değil. Sorun filmin içerdiği ticari ve kapitalist kaygılar.

Filmde ki ürün yerleştirmeler öyle rahatsız edici bir hal alıyor ki bir süre sonra Cem Yılmaz'ın reklam filmlerinden birisini izliyormuş gibi hissediyorsunuz. Pepsi markalı ürünler ve Turkcell'in seyirciyi enayi yerine koyan reklamları bir süre sonra gına getiriyor. Hatta bir sahnede Pepsi'nin logosu farklı bir açıdayken kamera değiştiğinde yine logo görünür olsun diye şişeyi çevirmiş zeki arkadaşlar. İnsanın "hadi diyelim ürün yerleştirme yapıyorsun be dalyarak hiç mi çekim tekniği, çekim hatası konusunda bilgin yok?" diye sorası gelmiyor değil. Özellikle Pepsi marka ürünler her sahnede ön plana çıkarılıyor sanki başrol oyuncular değil de bu markanın sattığı ürünlermiş gibi bir izlenim var basit bir marketing kaygısı güdülüyor.

Hadi bir kez daha "tamam hadi ürün yerleştirme yapıyorsun" diyelim. E be dalyarak kalabalık bir ev ortamında cam şişe içeceklerin işi ne adam gibi alırsın büyük boy içeceğini bardağa doldurup içersin gözümüze sokacaksınız diye bu kadar küçük düşmeye ne gerek var? Pepsi filmin içinde bir hikaye anlatmıyor sadece al işte benim ürünüm bu, içilir bu ürün ana karakter, yardımcı karakter, figüran herkes içiyor bak al sen de iç tamam mı canısı deyip geçiştiriyor. Pepsi, ferahlık satmıyor, mutluluk satmıyor, yemeği daha da güzelleştiren bir sofra öğesi satmıyor sanırım sadece gazlı, şekerli ya da az şekerli gazoz ve kola satıyor ki eğer 1930larda olsaydık ürünü hakkında bu kadar bilgi vermesi satmak için yeterli olabilirdi ama 2015'te bu reklamıyla herhangi bir kimsede pepsi ihtiyacı hissettirdiyse şans eseri hissettirmiştir. Bir sahnede film çekimleri başlamadan önce sponsor bulalım fikri ortaya atıldığında yönetmen, "sponsor falan istemem ben sanat yapıyorum" diyor. O sırada karakterler de pepsi kola tokuşturup içiyorlar. Aman ne yaratıcı ürün yerleştirme! Zaten ortada Coca-cola gibi bir rakip varken bu denyoların böyle aciz, ticari kaygılar güden işler yapmasına şaşırmamak gerek.

Filmdeki en kötü ürün yerleştirme sahnelerinden biri de Turkcell'e ait. Filmin sonlarına doğru ana karakter, filmin en kötü karakterinin yanına gidiyor ve kötü karakter ona ciddi bir şekilde "Aradım seni neden telefonun kapalıydı?" diyor, ana karakterimiz de "Çekmemiştir abi kapalı değildi" şeklinde cevap veriyor. Kötü karakterin sonraki yorumuysa "Sen Turkcelli değil misin? Niye çekmesin her yerde çeker" şeklinde oluyor ve hemen akabinde de oradaki biri "Gördün mü nasıl yerleştirdi ürünü" şeklinde yorum yapıyor. Burada geçen olay komik değil. Buna kimsenin güleceğini de sanmıyorum. Yazık gerçekten. Ürün yerleştiriyorsun, ürün yerleştirmeyi gözümüze sokuyorsun bir de bunu mizah meselesi yapıyorsun. Senaryoyu yazanından, çekenine, o pazarlama stratejisini planlayana kadar hepsinin yüzünün kararması gerek.

Bunun doğru olanı ticari kaygı güttüğünü en başından halka bildireceksin, izleyiciyi rahatsız edecek düzeyde ürün yerleştirme olduğunu da söyleyeceksin ondan sonra izleyici bekleyeceksin. Yoksa kimse Turkcell'in ya da Pepsi'nin reklamlarını izlemek için para bayılmaya hatta her şeyden önemlisi bu kadar zaman kaybetmeye meraklı değil.

1 yorum:

deniz derin dedi ki...

:DD

Yorum Gönder