4 Mart 2015 Çarşamba

Öylesine

Saat altıyı kaç geçiyordu kalktığımda. Çay demledim yanında da peynirli yumurta. Peynir küflüydü sonradan fark ettim. Tüm yumurtayı döktüm sonra. Bi' sigara yaktım aç karna yanında da çay. Aç karna içilen sigaraları seversin bilirim. Bir sabah uyandığımızda aç karna sigara yakmıştık beraber. Otobüs bekliyorduk durakta. Garip bi' telaşla. Aslında bakarsan ben biraz hüzünlüydüm. Huysuzdum belki, bilemiyorum. Ben erken indim otobüsten sen biraz daha devam ettin. İner inmez bi' sigara öylesine.

Sonra sonra anladım ki öylesine yakmışım bu sigarayı. Bu çay öylesine. Aslında bütün sigaralar öylesine yakılır, bütün şarkılar, bütün yazılar öylesine. Hiçbir şey hiç kimse için hiçbir şey ifade etmiyor. Her şey öylesine. Bu hayat, bu nefes, bu gökyüzü, bu çiçekler, bu nehir ve bütün bu yıldızlar öylesine. Öylesine olmasa çıldırırdı insan manasını aramaktan hayatın. Devrik cümlelerim öylesine.

Her şey öylesine öylesine olmasına da sevmek? Sanırım en çok o öylesine. Dedim ya öylesine olmasa çıldırırdı insan. Ölesiye olsa mesela. İlk ben ölürdüm. Sevmek, değer vermek, paylaşmak öylesine. Hani iş olsun diye.

2 yorum:

Misisipi dedi ki...

Öylesine şeyler ölesiye şeylere sebep olabiliyor malesef.

Takipteyim :)

Savaş Çalışkan dedi ki...

@Misisipi, haklısın sanırım. Teşekkür ederim :)

Yorum Gönder